THASSOS(TAŞOZ) ADASI-SELANİK-HALKİDİKİ-KAVALA-DEDEAĞAÇ TURU GEZİ NOTLARI

ffdb05b3-38bb-4e42-8d16-523517c00267

Öncelikle Yunanistan’a motorla gidebilmek için; uluslararası ehliyet ve motor için yeşil sigorta gereklidir.Biz bu belgeleri ve vizemizi aldıktan sonra;Yunanistan’a doğru yola çıkmış bulunmaktayız.İlk hedefimiz Thassos(Taşoz) adası.

Sessiz, sakin, zeytin ağaçları arasında,güzel koylarda ve akşamları sivrisinek istilasının olduğu bir yerde tatil yapmak isterseniz,tabi ki tercihiniz burası olmalı.Gündüz denizine gir,akşam deniz ürünlerini ye(en kralından :),bir kaç sirtaki turu at ortada bırak sivrisinekler de ısırsın gari 🙂

Trakya yolunun en güzel tarafı; sanki ucu bucağı olmayan ayçiçeği tarlaları olsa gerek. Ben motorun arka tarafında bu manzaranın keyfini sonuna kadar çıkarıyorum:)

Ayçiçeği tarlaları..

Güneşin batışı..

Yanımda sen..

Teşekkürler Tanrı’m..

Amin.. 

Evet bu romantik satırlarımdan sonra yolumuza kaskımıza çarpan sineklerin çıt çıt sesleri eşliğinde devam ediyoruz.

                                                                 4d3f1512-7821-445a-994b-fbf9fdeae583

Nihayet İpsala’yı gördük.. E tatil başlasın o zaman :)İpsala sınır kapısını geçtikten sonra Keramoti çıkışına kadar hız sınırı 130 olan bir çevre yolu var. Yol boyunca hiç dinlenme tesisi yok.Yalnızca bir tuvalet ve tuvaletin yanında bir çardak var.Burada oturarak diğer tatilcilerle sohbet edebilirsiniz:)Yol boyunca benzinlikler otoyol üzerinde değiller,çıkışlardan çıkıp 2-3 km gitmeniz gerekiyor.Bizim bulduğumuzu benzinlik terk edilmiş idi.Benzinimiz bitmek üzere olduğundan, kısa bir panik anı yaşadıktan sonra benzinliğin yanındaki Türk işletmeyi farkettik. Açık benzinliğin yerini öğrenip,biraz sohbet ettikten sonra Keramoti’ye doğru devam ettik.

Ada’ya giden feribota iki kişi ve motor için 11 euro verdik. Yol 45 dk gibi sürüyor. Feribotun içi Türkiye’ye kıyasla son derece lüks ve temiz.Artık Yunanistan sınırlarında olduğunuza göre , geleneklere uyarak Frappe’lerinizi yudumlamaya başlayabilirsiniz:)

                                                        ff8fe39a-dde5-42ba-9893-ab0b512b98c0

                                                                                                                                Feribot


Thassos ada’sın da, biz Limenaria’ya doğru bir yerde kaldık.Plajlar ve restoranlar çok dağınık yerlerde olduğu için ; her gün yarım saat plaja git,yarım saat akşam yemeği için yol git, epey yorucu oldu.Bu sevdalar uğruna ada da 500 km yol yapmışız:) O yüzden tavsiyem Limenas’da kalın.Sadece plajlara gitmek için zaman harcamış olursunuz.Akşam yemeği için yürüyerek restoranlara gidebilirsiniz.
Akşam yemeği demişken; Limenas Mouses’te mutlaka bir gece yemek yemenizi tavsiye ederim.Ahtapot, jumbo karides,pilavlı midye,ızgara kalamar ve Grek salata….Benim için de yiyin, yemeden dönmeyin 😛

Orada çalışanlardan Cemali ve Coşkun çok yardımsever,güler yüzlü insanlar..Fiyatlar uygun kişi başı 50 TL gibi ve porsiyonlar çok çok büyük.Ama yine de aç gözlülük yapıp her şeyden birer porsiyon alın siz:)Hemen hemen her yerde, çalışanlardan Türkçe konuşan mutlaka oluyor.Biz zaten bayram tatilinde burada bulunduğumuz için sanki Bozcaada’da geziyor gibiydik:)
 Thelogos köyüne gidip kuzu çevirme yiyin.Restoranın içinde oturarak,dışarıda arıların istilasına maruz kalmamanızı öneririm.Zira benim yediğim her şey boğazımda kaldı.. Thelogos köyünde evlerin mimarisi bizim  eski evler gibi olduğundan hiç yabancılık çekmiyorsunuz.Sokak aralarında ki evleri gezip görmekte fayda var.

Thassos yolları virajlıdır..
Bir taraf yeşil..
Bir taraf denizdir..
Geceleri karanlık..
Gündüzleri saraylıktır..

07424481-2eb0-4f4f-b7bb-bde25af679f6                                                                                                                         

                                                                                             

 

PAPALİMANI

Burası aynı zamanda bir taverna.O yüzden öğlen burada yemek yerseniz,(bir hamburger menüsü 8,5 euro’dan başlıyor) şezlonglara ücret yok.Denizi ve kumsalı  güzel sayılabilir.Daha iyileri de var ama 🙂 Yoklukta gidilir diyelim.Evet artık gelelim Thassos’un güzel plajlarına;ben gidip gördüklerimi anlatayım,görmediğim plajları da siz bana yazarsınız :)Eğer Thassos’a arabanızla gidiyorsanız.Yanınıza iki şezlong ve şemsiye almanızı tavsiye ederim.Çünkü işletmesi olan koylarda bile kendi şemsiye ve şezlongunuzu koyabiliyorsunuz.Eğer motorlaysanız ve bizim gibi bagajınız yok ise 2 şezlong 1 şemsiyeye için  7 euro ödersiniz.Yalnız işletmesi taverna olan plajlarda ve Aliki plajında yemek yendiği takdirde şemsiye ve şezlong için ayrı bir ücret yok..

 

MARBLE BEACH

Herkes yok öyle yok böyle anlatınca;e buraya gitmek farz oldu.Çıktık yola.Plaja giden yol tabi ki çukurlu,tümsekli,toprak bir yol..20 dakika sürüyor.Kumsala indik ve baktık ki burada bir işletme yok !! Gelenler almış şemsiyesini, şezlongunu takılıyor. Çok büyük bir koy değildi ama çok kalabalıktı.Biz de hiç bir şey olmayınca denize bile girmeden 35 derece sıcakta tekrar aynı işkenceyi çekerek dönüş yoluna çıktık.Denizi güzeldi tabi ki ama bir Alex değil 🙂 Aliki ya da Paradise Beach ‘i tercih ederim.

LA SCALA

Büyük ve lüks bir mekan. Kumsal da ki şezlong sayısı çok az,deniz kıyısından arkalara doğru beton atmışlar,şezlonglar genelde o bölgede.Büyük güzel localar var.Çılgın müzikler:) Biz öğlen saatlerin de buraya gittiğimiz için yer bulamadık. Beach club tarzı bir yer istiyorsanız gayet hoş bir mekan.

PARADİSE BEACH

Uzun bir kumsalı, berrak, sığ,ılık bir denizi var.Dalga da bile suyun dibini görebiliyorsunuz.İki restoranı var.Biri biraz daha fast food tarzı,diğerinde pizza ve deniz ürünleri bulunuyor.İki tarafta gayet lezzetli.Deniz ılık ve sığ olduğu için çocuklu aileler özellikle burayı tercih ediyorlar.Bayan  ve erkek için ayrı tuvaletler ve soyunma kabinleri bulunuyor.Hepsi de gayet temiz.Benim en çok sevdiğim plajlardan biri oldu.Deniz dalgalıyken çok keyifli bir plajdı.En azından bir gün geçirmeye değer.

GİOLA

Sabah uyandık ve fotoğraflardaki bu harika yeri görmek için yola koyulduk. Motoru yukarıya park ettik ve aşağı doğru yürümeye başladık.Toprak yollardan in çık in çık derken,tam 40 dk. sonra canımız çıkmış bir şekilde Giola’ya ulaştık.Tabi ki siz böyle yapmayın en aşağı kadar aracınızla mutlaka inin.Biz yukarı park eden çoğunluğu görünce onlara uyduk.Gerçekten çok yorucu bir yol ve sıcakta hiç çekilmiyor.Paralarımızı da, aşağıda işletme olmayacağını düşünerek motorda bıraktığımız için susuzluktan da ölmek üzereydik.Özellikle bunu sakın yapmayın 🙂 Yorgunluktan canımız çıkmış,susuzluktan dilimiz dışarı da bir şekilde Giola’ya vardığımız da..Bir de ne görelim.O fotoğraflardaki turkuaz rengi çukur yok.Yerine üzerinde çöpler yüzen kara bir delik vardı sanki karşımızda..O gün denizin dalgalı olması karşımıza böyle bir manzara çıkarmıştı.

                                                             5814a3dc-838f-4412-ac9b-e0445fa1031a

Karaya vuran dalgalarda biraz serinledikten sonra yolumuzu biraz olsun kısaltmak adına; yoldan gitmek yerine, keçi gibi tepeleri tırmanarak dönüş yoluna devam ettik.Dere tepe düz gittik bir de baktık,yolun sol tarafında bir plaj.Attık kendimizi denize  ama; aman dikkat edin!  denizin dibi kestane dolu… Sadece serinledik ve yola devam..Motora ulaştığımızda;hayal kırıklığı,susuzluk ve yorgunluk birleşmişti.En son ; su istiyoruuummm…En yakın plaja gideliiiimmm…diye bağırdığımı hatırlıyorum 😛

AKTİ PLAJI

Genişliği 1 metre boyutunda kumsalı olan, oradaki otele ait bir plaj.Biz buraya sadace baktık ve buralara kadar gelmişken daha güzel plajlar bulma gayretine girdik.

ALİKİ BEACH

Denizi pırıl pırıl, pek sığ olmayan,kumsalı güzel bir koy.Burada bir çok restoran var ve yemek yediğiniz takdirde şezlonglara para vermiyorsunuz.Yemeklerde gayet güzel.Yalnız sabahın erken saatlerin de plaj doluyor ve Türk popülasyonunun en yoğun olduğu plaj sanırım.O yüzden elinizi çabuk tutmalısınız.Sevdiğim plajlardan biriydi.

GLİKADİ BEACH

Vaktimiz olmadığı için biz gidemedik ama diğer plajlara giderken her gün önünden geçiyorduk.Gördüğüm kadarıyla;güzel bir işletmeye sahip,kumsalı ve denizi de güzel..Vaktiniz var ise denenebilir..

Thassos’da sessizliğin,sakinliğin,yeşilliğin,denizin,temiz havanın ve deniz ürünlerinin keyfini çıkarın.Buraya gelirken mutlaka sivri sineklerden korunmak için ilaçlar alın yoksa delik deşik olabilirsiniz.Akşam olunca ne yemek yediriyorlar ne de uyutuyorlar.Limenas’ın sahilini,çarşısını gezin.Kaldığınız otellerden çok bir şey beklemeyin.Oralardayken kulaklarımı çınlatın..:)

Biz Thassolos’tan sonra Selanik,Halkidiki,Kavala ve Dedeağaçta birer ikişer gece konaklayarak devam ettik.Selanik gerçekten çok canlı çok güzel.Bir çok yerde bahsedildiği gibi bende aynı İzmir kordonda yürüyor gibi hissettim kendimi.

                                                         4d1b21bc-a968-47fa-92f9-77eed34213f2

                                                                                      Selanik

Halkidiki bence vakit kaybıydı.Thassos’tan sonra bir hayal kırıklığı yaşadım.Kavala;herkesin emeklilik hayallerini süsleyen küçük bir sahil kasabası kıvamında.Dedeağaç’ta da bir gece kalabilir ve sakin sahilinde kafa dinleyebilirsiniz.Makri koyunda güzel beach clublar var.Bir de Dedeağaç sahilde köftecilerin olduğu bir sokak var,kesinlikle tavsiye ederim.Şu an ben unuttuğum için yerini tarif edemeyeceğim ama sorarsanız kesin söylerler. 😉 Afiyet olsun..Bol gezmeler.. 

 

NOTLAR

1-Yanınıza mutlaka sinek ilacı alın,hatta odanıza takmak için bile bir tane alabilirsiniz..

2-Mouses’te ızgara kalamar,ızgara ahtapot mutlaka yiyin..Deniz ürünleri yemekten,protein zehirlenmesi yaşamadan dönün 🙂

3-Eğer kendi arabanız ile gitmiyorsanız, gitmeden önce , mutlaka adadan araba yada motor kiralayın.Çünkü adada başka türlü ulaşım çok zor hatta yok bile denilebilir.

4- Ada yolları zaman zaman dar ve gece çok karanlık. Özellikle yemekte alkol alacaklar için, merkezde(Limenas) kalmalarını tavsiye ederim.En azından restorana yürüyerek gidersiniz,kafanız rahat olur. 🙂

Bir Cevap Yazın