AMSTERDAM GEZİ NOTLARI


Amsterdam önceden Amstel nehrinin kıyısında bir barajmış ve insanlar balıkçılık yaparlarmış.Bir efsaneye göre;Amstel’de tekneleri batan iki adam tarafından kurulmuş bir şehirdir.Turuncu rengi şehir için özeldir ve Kral Alexander’ın doğum gününde şehir adeta turuncuya bürünür.Dünya Savaş’ı sırasında,insanlar yüzen evlerde oturmayı tercih etmişlerdir.2500 tane yüzen ev var fakat artık yüzen evlerin yapımına izin verilmediği için,bu evler çok yüksek fiyatlardan kiralanıyor. İnsanlar Avrupa’da bisiklet seviyorlar ama Amsterdam’da bambaşka..Burası tam bir bisiklet şehri..Çoğu sokağa araba girişi yasak olması ve otopark ücretlerinin çok pahalı olmasından(günlük 50euro civarı) dolayı yerli halk zamanla bisikleti tercih eder olmuş.Zaten her yer bisiklet otoparkı ve bisikletler için katlı otoparklar da bulunuyor.Eğer bisiklet trafiğine girmeyi göze alıyorsanız,birazdan yazacağım her yeri bisikletle gezebilirsiniz..

 

d9dace87-01ab-4e71-a3b9-471c37fc47e8 (1)

 

KANAL TURU

Amsterdam’a ayak bastığınız gibi yapmanız gerekenlerden.Amsterdam kanalları UNESCO Dünya Mirası listesindedir.Turlar merkez tren istasyonunun oradan kalkıyor ve yaklaşık bir saat sürüyor.En ünlü tur şirketi Lovers.Bizde Lovers’tan kişi başı 16 euro’ya aldık biletleri,Türkçe anlatım dahil ..Eğer Amsterdam kart aldıysanız tur için ayrı bilet almanıza gerek yok,karta dahil..

 

                                                                           ca925fa6-efe8-4319-a7f5-a8b37eb469d1                 e8601434-ed9d-459e-88c3-a68e58855059

 

AMSTERDAM CENTRAL STATİON

27c5a9e5-53c4-4efe-89a2-51a4ba192518

 

Şehrin en önemli ve en büyük istasyonu.Oteliniz buraya ne kadar yakınsa o kadar avantajlı olursunuz. Damrak Caddesinin üzerinde.

 

 

 

 

DAMRAK CADDESİ

 

 

 

Tur teknelerininin kalktığı caddedir.Caddenin sonunda ise Amsterdam’ın en ünlü meydanı Dam Meydanı yer alıyor.Bence Amsterdam’ın en hareketli caddesiydi.Aradığınız her şeyi burada bulabilirsiniz.Ben bu caddeyi çok sevdim :)Patates kızartması satan ünlü Mannaken Pis ve FEBO’yu da bu cadde üzerinde bulabilirsiniz.Caddeden merkeze doğru giderken sol tarafta Amsterdam’ın en eski kilisesi De Oude Kerk ‘i görebilirsiniz.

 

 

 

 

DAM MEYDANI

13.yüzyılda denizin taşmasını engellemek amacıyla inşa edilmiştir.Her yer bu meydana çıkar.Mademe Tussauds,Ulusal Anıt,Kraliyet Sarayı,De Bijenkorf, Grand Hotel Krasnapolsky meydanda bulunan yapılardır.Kraliyet Sarayı aslında 1655 yılında belediye binası olarak yapılmış.

 

MUSEUMPLEİN

Görmek isteyeceğiniz müzelerin çoğu burada..Sürekli canlı ve eğlenceli bir meydandır.Meydanda şu meşhur ” I amsterdam” yazısı vardır.Yazının önü boş iken fotoğraf çekmek isterseniz,sabah erken saatlerde gitmelisiniz yoksa çok mümkün olmuyor.Meydanda ki çimlerde gönlünüzce uzanabilir,ortamın tadını çıkarabilirsiniz.Akşamları takılmak için güzel bir meydan. 

 

5543ac19-bf74-4d2f-882c-88cab649f047

 

Amsterdam’ın en önemli müzesidir ve Museumplein içinde yer alır.İçinde sanat ve tarih alanındaki parçalar,Ortaçağ’dan Rönesansa ve 20.yüzyıla kadar kronolojik bir sıra ile dört katta sergileniyor. Hollanda’nın en büyük sanat tarihi kütüphanesi yine bu müzenin içindedir.

 

ad298930-9956-423d-9b7a-c45272286ebd

 

VAN GOGH MÜZESİ

Museumplein’de yer alan müzede Van Gogh dışında farklı ressamların da resimleri yer alıyor.Binanın dış mimarisi çok hoşumuza gitti.Müzeye Amsterdam kartı olanlar ücretsiz girebilirler ( agaya beleş 😛 ),kartı olmayanlar biletlerini online alırlarsa iyi olur.Müze cuma hariç her gün 10:00-18:00 arası ,Cuma günü 22:00’a kadar açık.Gündüz müzenin önündeki yeşilliklerde gençler takılıyordu,ben oradan kopamadığım için müzeye giremedim:)

 

17664c9b-37b1-4cad-b19f-d7aa98810be5

 

ANNE FRANK’IN EVİ

Anne Frank’ın ailesiyle beraber saklandığı ev,daha sonradan müzeye dönüştürülmüş.Yahudi kız ve ailesi Hitler döneminde burada saklanmış ve günlük tutmuş.Sonra ihbar edilerek toplama kampına gönderilmişler.Kamptan sadece babası sağ olarak geri dönebilmiş.Babası günlüğü kitap haline getirmiş ve 1959 ‘da da filmi çekilmiş.Müzeye 9:00-15:30 arası online bileti olanlar,15:30-21:30 arası da kapıdan bilet alanlar girebiliyorlar.Sitede 4 ay sonrasına bile bilet olmadığı için,biz kapıda 1.5 saat kuyruk bekleyerek buraya girdik.Sitede bazen bir gün sonrası için bilet açıyorlarmış,ara ara kontrol etmekte fayda var.Benim beklediğime değdi,eğer konuya ilginiz varsa sizinde girmenizi öneririm.

 

BEGİJNHOF

Şehrin en önemli avlusu,1346 yılında rahibelere ibadethane olarak yapılmış.Avludaki evler ve oradaki sessiz yaşam görülmeye değer.Evlerde eskiden rahibeler yaşıyormuş ,şimdi ise kadınlar.Eski apartmanlarla çevrili bir bahçe ve içinde küçük bir kilise(English Reformed Church) var.Bahçenin bir bölümüne sadece orada yaşayanlar girebiliyor.09:00-17:00 arası açık ve giriş ücretsiz.İnsana huzur veren bir mekan,öylece oturup sadece izlemek istiyorsunuz.

 

                                       80ab4b3f-e980-47b8-b5ba-ecc476b3d844                d4b243ba-2412-45bd-93c9-a4597b7d647c

 

BLOEMENMARKT(ÇİÇEK PAZARI)

Begijnhof’tan çıktıktan sonra yol çiçek pazarına çıkar.Dünya’nın ilk ve tek yüzen çiçek pazarı.HAzır çiçekler ,tohumlar,magnetler,,hediyelik eşyalar…ne ararsanız var.09:00-17:00 saatleri arası açık.

 

                                      bb4d2e9e-8d66-4c9b-bd23-4d2e0a29785a                 9a83f360-4e5e-466a-91a2-544300873343

 

RED LİGHT DİSTRİCT

Kadınları ile ünlü cadde..Sokaklarda bir sürü kamera var ve güvenlik devlet tarafından yapılıyor.Cadde de canlı sex tiyatroları ve erotik şovlar yapan mekanlar var.Amsterdam’ın her yerinde olduğu gibi bu bölgede de pek çok coffee shop bulunuyor.Bunlardan en ünlüsü Bulldog..Coffee shop’ların bazılarının kapısında pasaporta bakıyorlar.Menülerin yanında beklenmedik durumlarda başvurulması gereken adresler var.Hediyelik eşya dükkanlarında bile esrarlı kurabiyeler,şekerler,sakızlar vs satılıyor..Bu yüzden pek beklenmedik durum olmuyor ,rahat olun 🙂 Genelde sigaraları kendiniz sarıyorsunuz ama bazı coffee shoplarda hazır sarılmış sigaralarda satıyorlar.Biz space cake’i tok karnına yiyince bir işe yaramadığını gördük,siz aç yiyin 7 euro veriyorsunuz bari bir işe yarasın 🙂

EROTİC MUSEUM

Red light district üzerinde erotizm üzerine kurulmuş bir müze,çıkışında da erotik ürünler satan bir mağaza var.Giriş ücretli ve gece 1:00’a kadar açık.

ALBERT CUYPMARKT

Amsterdam açık hava pazarı.Hediyelik eşyalar,sebze-meyve,kıyafet,ayakkabı-terlik,sokak yemekleri…her şey var.Amsterdam merkezden 30 euro’ya alacağınız ” I amsterdam” yazılı ürünler,burada 15 euro..Birkenstock terliklerin outleti var,35 euro’ya klasik model terlikler vardı.Kıyafetler falanda fena değildi.Halkın arasına karışıp,pazar alışverişi yapanları izlemek keyifliydi 🙂

LEİDSEPLEİN SQUARE

Trafiğe kapalıdır.Sürekli aktif ve eğlenceli bir cadde.Amsterdam gece hayatının, en önemli merkezlerinden biri burasıdır.

VONDELPARK

Kocamaaannn bir park.Bisiklet kiralayarak gezilebilir.İstanbul’da özlem duyduğum şeylerden biriside böyle yeşil alanlar olduğu için,en çok beğendiğim yerlerden biriydi..Hava güzelse gelin buraya ,sere -serpe yayılın.Tekrar ”Aaaa ne güzel park keşke bizim de olsa..” diyerek park muhabbetini kapatıyorum.Bir şeyi kırk kere söylersen olur derler,bakalım 🙂

 

                                       7129a8a9-8578-4721-86cd-ba0383f371d5                b6e928d3-730e-4c1a-a646-dc6823bb93e5

 

DE 9 STRAATJES

Yani 9.cadde 🙂 Burası şehrin en güzel kanalları olan Heren,Keizers,Prinsen ve Singel kanallarını kesiyor.Bu kanalalrı mutlaka görünüz.Stop 🙂

 

dfb3c6ff-3bd0-4d44-9161-8e92ed227098

 

HEİNEKEN EXPERİENCE

Bira fabrikası.Biranın yapılana kadar hangi aşamalardan geçtiğini anlatıyorlar.Bence çok gerekli değil ama eğlenceli bir tur olabileceğini düşünüyorum.Giriş ücreti 18 euro,iki bira dahil ..

 

0dcd7d19-351c-4775-a7e7-af48a13b883d

 

YEL DEĞİRMENLERİ

Amsterdam merkezde 8 tane yel değirmeni var.Bunlardan iki tanesini ziyaret edebilirsiniz.Birisi ;Molen Wanstolen adlı Akersluis Cadde’sindeki yel değirmeni.Diğeri;De Otter yel değirmeni.Molen yel değirmeninin etrafında in cin top oynuyor.De Otter’in önüne kafe yapmışlar,kalabalık ve biraz daha hareketliydi.

 

ffb26a07-2e0e-4b53-9df8-d20d79d06a2c                6a63d750-aca1-4a2d-bb52-a2ccf7631763

                  De Otter                                                            Molen

WATERLAND

Amsterdam’ın kuzeyinde Makermeer Gölü boyunca uzanan irili ufaklı köy ve kasabalardan oluşan bir alandır.Broek inWaterland ve Holyslot bu köylerden en güzel iki tanesidir.Eğer yola devam ederseniz görülmeye değer çok eski balıkçı kasabası Marken’e varırsınız.

Köy dediğime bakmayın;çiftlik evi dedikleri bunlar olsa gerek..Hepsi zengin ailelerin villaları,kapıda son model arabaları ve süper bahçeleri var.Bunlar buraya yaşıyorsa ben niye yaşıyorum? diye sorgulayabilirsiniz..

 

2a107390-c081-4a51-98d4-866a8ea0ae9b

 0e1c48c4-5444-403b-9f53-2aa6819edfbf

Marken’e giden otobüsler var yada tur şirketleri  50 euro karşılığında bu köyleri gezdiriyorlar. Marken’e otobüsle giderek,oradan kiraladığınız bisikletle diğer köyleri gezebilirsiniz.Biz arabayla gitmeseydik ben kesin öyle yapardım çünkü; belki hayatınızda görebileceğiniz en iyi manzaraların arasından geçeceksiniz..Marken kasabası bunlardan en turistlik olanı.Araba kasabanın içine girmiyor ,içeriyi yürüyerek yada bisiklet kiralayarak geziyorsunuz..

 

f5f9ee83-69d9-42d4-83e2-a5fc2684aab6

 

Ben resmen bayıldım diyebilirim. Amsterdam’da gördüklerimden en çok hafızama kazınan yerler oldu diyebilirim.Gökyüzü bile farklı gözüktü gözüme.Zenginlerin gökyüzü ya ondan herhalde 😛 Bir kaç fotoğraf daha ekleyeyim de baktıkça biraz daha dibim düşsün..

 

600c3490-e206-4112-87b6-83f43b2e0da6

 

NE YENİR?

*Her mutfağı kolayca bulabileceğiniz bir yer fakat fiyatlar biraz el yakıyor.O yüzden ayaküstü bir şeyler atıştırmak daha mantıklı.

*Patates kızartması 🙂 Amsterdam’da en çok satılan yiyecek..S,M ve L boyları var.Alın patatesinizi,biranızı gidin kanal kenarına.(canım çekti resmen şu an:) Mannaken Pis ve FEBO iyi patates yapan dükkanlar. FEBO’da krokette yiyebilirsiniz.

*Waffle;çıtır hamurun üzerine,istediğin meyveyi,şekeri veya çikolatayı koyabiliyorsun.Her yerde var ..

*Bitterballen → yağda kızartılmış köfteler yenilebilir.

*Cafe De Jaren ; Bir Amsterdam klasiği ! Kanal kenarında ,yerli halkın tercih ettiği Amsterdam’ın tarihi kafesi..Begijnhof’a yakın..

ULAŞIM

*Görülecek yerler yakın olduğu için çok fazla toplu taşımaya gerek kalmayacak.Taksi tahmin edeceğiniz üzere en pahalı ulaşım.Eğer toplu taşımayı çok sık kullanıp,müzelere ve diğer aktivitelere giriş yapacaksanız ,en ekonomik yöntem Iamsterdam City Card almanız olur.Kartlar; tren istasyonlarından,otellerden,metro istasyonlarından alınabilir.24-48 ve 72 saatlik seçenekleri mevcuttur.

*Rotterdam’a gitmek isterseniz de Amsterdam Central İstasyon’undan trene binebilirsiniz.

*Genelde herkes bisiklet kullanıyor.Bisikletler için katlı otoparklar ve bisikletlere özel trafik ışıkları var.Karşıya geçerken önce bisiklet sonra tren en son olarak da otomobil  yoluna bakmalısınız.

NOTLAR

1-Elektrik prizleri 230 volt-50hz AC,normal Türkiye’de kullandığımız prizler.

2-Amsterdam’da her yerde internet var..Kanal boyunda,caddelerde,kafelerin önünde,Mc Donald’s larda bu yüzden içiniz rahat olsun.Sanal dünyadan kopmak yok 🙂

3-Taksi zaten pahalı birde resmi olmayan taksilere binerseniz aşırı ücret ödeyebilirsiniz..Dikkatli olun..

4-Hiç toplu taşıma kullanmadan amsterdam’ı karış karış gezin ve keyfini çıkarın.

5-Trip Advisor’dan Amsterdam offline haritayı mutlaka telefonunuza indirin.

6-Köylere KESİNLİKLE gidin.

7-Red Light Caddesi ve gece hayatı bence abartılacak kadar güzel değil.Phuket gece hayatı on basar diyerek.Asya’ya duyduğum özlemi pekiştiriyorum.

8-Coffee shop’lar dışında başka yerlerden keyif verici madde almayın.

9-Dünya’nın en iyi çeşme suyuna sahiptir.Bir şişe alın yanınıza ve her bulduğunuz muslukta suyunu doldurarak,rahatça için.

10-Heineken’in dibine vurun 🙂

11-Amsterdam’da insandan çok bisiklet göreceksiniz,şaşırmayın ! Her yerden bir bisiklet fırlıyor,bisikletin b.kunun çıktığı şehir diyebiliriz.Sizde kiralayın ve bu ünvana katkıda bulunun 🙂

12-Biz Amsterdam’da Canal Rooms Amsterdam otelinde kaldık.Yeri çok merkeziydi ve hiç araç yada toplu taşıma kullanmadan ,her yere yürüyerek gittik.Otel gibi değil,binanın bir odasıydı.Oda geniş ve temiz.Yalnız banyo ve tuvaleti aşırı dardı,tekne tuvaleti tarzında.Merkezi bir yerde uygun fiyata kalmak isteyenler için tavsiye edebilirim.

13-Son 10 gündür her gün 20 km yürüdüğüm için, şu an bacaklarıma uygun bir pozisyon arayışındayım.Malum yarın sabahın köründe Berlin‘e yolculuk var.Bana bir Bengay krem gönderiverin canlarım,muck …

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın